fbpx
Görülesi

Çin, Ay’ın Karanlık Yüzüne Chang’e 4 Adlı Keşif Aracını Gönderdi

Ay’ın karanlık yüzü ne demek hiç düşündünüz mü? Bizim bilmediğimiz, görmediğimiz Ay’ın şeytani bir yönümü yoksa? Çinliler de Anakin Skywalker gibi karanlık tarafa mı geçiyor?

Tabii ki de öyle değil.

7 Aralık 2018’de Çin’den bir roket fırlatıldı. Ay’a gitmek üzere yola çıkan bu roket bir uzay aracı taşıyor. Bu aracın adı Chang’e 4. Adını Çin mitolojisinde pek çok efsaneye konu olan efsanevi bir ay tanrıçasından alan bu aracın tasarımı iki parçadan oluşuyor. Bir parçası inişi sağlayacak, diğer parçası ise Ay yüzeyinde gezip bilgiler toplayacak.

Bir zamanlar Çinliler demiş ki biz Ay’ın bu karanlık yüzüne bir keşif aracı gönderelim. Burada araştırmalar yapalım. Gerekirse madencilikte yaparız. Tam olarak böyle söylememişlerdir muhtemelen ama yinede yakın bir şey söylemişler ki bugün hedeflerine adım adım ulaşmaya çalışıyorlar.


Chang’e 4.

Çin Ulusal Uzay İdaresi’nin Ay’a yönelik robotik görevleri kapsamında Çin Ay Keşif Programı başlatılmıştı. Bu kapsamda 2007 yılında ilk yörünge aracı olan Chang’e 1 fırlatıldı. Bu araç Ay uzay sondasıydı ve Çin Ay Keşif Programı’nın ilk aşamasını oluşturuyordu.

Chang’e 1’in görevi 2009 yılında sona erince Ay’a düşürüldü. Hemen ardından 2010 yılında onun görevinin devamını üstlenen Chang’e 2 fırlatıldı.

Ay Keşif Programı kapsamında Çinlilerin yaptığı bu ilk görevler aslında Ay’ın yörüngesinde incelemeler yapmaktı. Bu incelemelerinin sonucunda nereye iniş yapmaları gerektiğini ve iniş için uygun olan yerleri haritaladılar. Sonrasında Aralık 2013’te Chang’e 3 adlı keşif aracını Ay yüzeyine indirdiler. Ay’a yumuşak bir iniş yapan araç, Sovyetlerin Luna programının ardından bunu gerçekleştiren ilk uzay aracı oldu.

Chang’e 4 ise Chang’e 3’ün ikiz kardeşi gibi. İlk kez Ay’ın karanlık yüzüne inecek olan bu araç Ay’ın oluşumunu, jeolojik yapısını ve tarihini daha iyi anlamamıza yardımcı olacak.

Ay’ın Karanlık Yüzü Gerçekten Karanlık Mı?

Aslında Ay’ın tüm yüzeyleri karanlık. Sebebi ise Ay ışık saçan bir yıldız değil. Çünkü gezegenler veya daha küçük gök cisimleri (Ay gibi) yıldızlardan gelen ışığı yansıtırlar. Yıldızlar da etraflarına saçtıkları ışığı kendileri üretirler.

Güneşten gelen ışınları yansıttığı için biz onu gökyüzünde parlak ışık saçan bir gök cismi olarak görüyoruz. Ay’ın karanlık yüzü ise bizim göremediğimiz tarafı. Ama bu karanlık taraf ışık almadığı için göremediğimiz kısmı değil.

İlk kez Sovyetlerin Luna 3 aracı 1959 yılında Ay’ın karanlık yüzünü yani arka yüzünü fotoğraflamayı başardı ve Ay’ın görünmeyen tarafını bize gösterdi.


Luna 3 aracının 1959 yılında Ay’ın arka yüzünü gösteren ilk fotoğrafı. Görsel NASA

Popüler bir şekilde halk tarafından kullanılan bu Ay’ın karanlık yüzü terimi de doğru bir terim değil aslında. Bilim insanları bu görünmeyen yere Ay’ın uzak tarafı veya Ay’ın arka yüzü demeyi tercih etmişler.

Ay’ın her bölgesi zaman zaman Güneş ışığı alır. Bunun sebebi ise Ay’ın kendi ekseni etrafında dönmesinden kaynaklanır. Peki Ay kendi ekseni etrafında dönüyorsa dünyadan baktığımızda neden tüm yüzeylerini göremiyoruz da sadece tek bir yüzünü görebiliyoruz? Çünkü Dünya’nın kendi ekseni etrafındaki dönüş süresiyle, Ay’ın dünya çevresindeki dönüş süresinin yaklaşık olarak aynı olmasından kaynaklı bir durum.


Ay’ın arka yüzü. Görsel NASA

Bu duruma Tidal Locking deniyor. Yani yerçekiminin iki nesneyi bir arada tutması, gelgit veya kütle çekim kilidi. Güneş sistemimizde birçok yerde karşımıza çıkan bu terime en iyi örnek olarak Dünya ve Ay, Satürn ve Titan örnekleri verilebilir.


Görsel Kaynağı: Wikipedia

Yukarıdaki görsel bu duruma güzel bir örnek teşkil ediyor.

Eğer Ay kendi ekseni etrafında dönmeseydi ve sadece Dünya’nın etrafında dönseydi Ay’ın tüm yüzeylerini görebilirdik. Sağ taraftaki görselde bunu görebilirsiniz.

Ancak Ay hem kendi ekseni etrafında hem de Dünya’nın etrafında döndüğünden Dünya’nın neresine gidersek gidelim biz onun sadece bir yüzünü görebiliyoruz. Ay’ın gerçek dönüş hızını sol taraftaki görselde görebilirsiniz.

Peki…

Ay’ın diğer yüzünü göremiyorsak iletişim nasıl sağlanacak? Çinliler bunun içinde geçtiğimiz Mayıs ayında Ay yörüngesine uydu gönderdiler. Chang’e 4 Ay yüzeyine iniş yaptıktan sonra bu uydu sayesinde Dünya ile iletişim halinde olacak.

İneceği yer Von Kármán krateri. 180 km çapındaki bu krater bilim insanlarının oldukça ilgisini çekiyor. Ay’ın bilinen en eski ve en derin havzalarından biri olan bu yerin milyarlarca yıl önce bir asteroidin çarpması sonucu oluştuğu tahmin ediliyor.

Keşif aracının önümüzdeki ocak ayında Ay’ın arka yüzüne iniş yapması planlanıyor. Oraya indiğinde kaya ve toprak örnekleri toplayıp bunların kimyasal ölçümlerini de yapacak.


Chang’e 4 iniş alanı. Görsel AirSpaceMag

Ay’da Minyatür Bir Ekosistem

Keşif aracının oraya gidip yüzeyde bilimsel çalışmalar yapmasının yanı sıra ilgi çeken başka bir özelliği daha var. Ay yüzeyini incelemek için onca ekipmanın arasında, 28 üniversite tarafından tasarlanan yaklaşık 18 cm uzunluğunda alüminyum bir de kutu taşıyor. Bu kutunun içerisinde canlılar var. Yani minyatür bir ekosistem taşıyor. Bu ekosistemin içinde patates tohumları ve hardal ailesinin bir üyesi olan Arabidopsis tohumları var. Aynı zamanda ipekböceği yumurtaları da var.

Hedefledikleri şey ise yumurtaların karbondioksit üretmesi ve bunun bitkiler tarafından kullanılması. Daha sonra bu bitkiler fotosentez yoluyla oksijen üretecek ve ipekböceği larvaları bu oksijeni kullanacak. Bu şekilde bir döngüyle Ay’da basit bir ekosistem kurmayı amaçlıyorlar.

2030’ların başında Çin, Ay’a insanlı uçuşlar yapmayı planlıyor. Eğer planlandığı gibi giderse NASA‘nın Apollo programının sona ermesinin ardından bu yana Ay’a ilk kez insanlı uçuş yapılmış olacak. Hatta aracın indiği bölgede kalıcı bir üs kurma hedefleri bile var.

Kaynak
Business Insider
Wikipedia

Cihan Çamlıca

Öğrenilmesi ve paylaşılması gereken çok şey var.

Düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz