Keşfet

Mısır’daki Aziz Katerina Manastırı’nda Gizlenen Kayıp Diller

Sina Dağı’nın gölgesinde kutsal bir Hristiyan Kilisesi olan Mısır’daki Aziz Katerina Manastırı, dünyanın en eski ve hala kullanılan kütüphanelerinden birine ev sahipliği yapıyor.

1.500 yıllık bu manastırın duvarlarının arkasına özenle saklanmış esrarengiz el yazmalarının içinde yüzlerce yıllık geçmişe sahip kayıp metinler de bulunuyor. Aralarında bazılarının saklı hazineler içerdiği binlerce el yazması ve kitap da bu koleksiyona dahil. Yüzlerce yıllık geçmişe sahip yok olmuş bu kayıp metinler, manastırda yaşayan keşişler tarafından yeniden yazılmış.

Çok sayıda yazı katmanına sahip yazılar palimpsest olarak biliniyor. (palimpsest; daha önce yazılmış bir kağıt ya da parşömenin silinerek üzerine yeniden yazılmasıyla oluşan belge.) Orijinal metinleri ortaya çıkarmak için öncü olan Erken El Yazmaları Elektronik Kütüphanesi’nin internet sitesine göre Aziz Katerina Manastırı’nda yaklaşık 160 tanesi bulunuyor. 7. yüzyılda İslamiyetin yükselişi ile birlikte Sina Çölü’ndeki Hristiyan bölgeleri yok olmaya başlıyor. Aziz Katerina Manastırı’da kendini göreceli olarak izole ediyor. Keşişler, manastırdaki malzemelerin az olduğu zamanlarda eski parşömenlerdeki yazıları silerek yeniden kullanmaya başlıyor.

Tarihsel Kayıtlarda Nadiren Görülen Kayıp Diller

Manastırda yaşayan ve orada çalışan keşişler tarafından yeniden yazılmış olan yok olmuş metinleri ortaya çıkarmak için yeni bir teknoloji kullanılıyor. Bu orjinal metinlerin çoğu Latince, Yunanca, Süryanice, Arapça gibi araştırmacılar tarafından iyi bilinen dillerde yazılmış, ancak diğerleri tarihsel kayıtlarda nadiren görülen uzun zamandır kayıp olan dillerde yazılmış.

Bulunanlar arasında belki de en ilgi çekici buluntular, yüzyıllar önce kullanımdan çıkmış olan, belirsiz dillerde yazılmış el yazmaları. Örneğin silinen metinlerden ikisi, şu anda Azerbaycan’da Hristiyanlar tarafından konuşulan bir dil olan Kafkasya Arnavut dilinde (Kafkas Albanyası) yazılmış.

Atlas Obscura’dan Sarah Laskow’a göre, Kafkas Arnavut dili sadece birkaç taş yazıtta bulunuyor. Erken El Yazmaları Elektronik Kütüphanesi müdürü Michael Phelps, Kafkasya yazıları keşfinin, “ağ” ve “balık” gibi kelimeleri ortaya çıkardığını vurguluyor. Bunun dildeki kelime dağarcığını ve dil bilgisinin artmasına yardımcı olduğunu anlatıyor.

Diğer gizli metinler ise, 13. yüzyıla kadar kullanılan ve bilim insanları tarafından 18. yüzyılda yeniden keşfedilen Süryanice ve Yunanca’nın bir karışımı olan Filistin Hristiyan Aramicesi olarak bilinen bir lehçede yazılmış.

Gizli Metinleri Ortaya Çıkarmak İçin Özel Görüntüleme Teknikleri Kullanılıyor

Araştırmacılar, parşömenleri farklı açılardan gösteren özel görüntüleme teknikleri kullanıyor. Palimpsestlerin gizli metinlerini ortaya çıkarmak için binlerce sayfalık fotoğraf çekiliyor. Her sayfayı 12 kez, farklı renkli görünür ışık, ultraviyole ışık ve kızılötesi ışıkla aydınlatıyorlar. Sayfaları arkasından, önünden ve eğik bir açıdan gelen ışıkla yüzeydeki küçük darbelerin ve çöküntülerin vurgulanmasına yardımcı olacak şekilde fotoğraflıyorlar. Daha sonra bu bilgileri eski metinleri yeni metinlerden ayıran bir bilgisayar algoritmasına aktarıyorlar.

2011 yılından bu yana toplamda 6800 sayfa ve 74 palimpsest fotoğrafı çekilmiş ve ortaya çıkan sonuçlar oldukça şaşırtıcı olmuş. 4. yüzyıldan 12. yüzyıla kadar tarihlenebilen bu metinler arasında daha önce bilinmeyen 108 sayfa Yunan şiirlerinin bulunduğu parşömenler bulunuyor. Ayrıca tıbbın babası olarak anılan hekim Hipokrat’a atfedilen bilinen en eski tıbbi tarif de bulunuyor.

The Atlantic’ten Phelps, “hemen hemen hepsi yok oldu, ancak edebiyat, sanat ve maneviyatının kültür DNA’larının bugün hala günümüz kültürüne etki ettiği biliniyor. Bu palimpsest metinler onlara tekrar bir ses veriyor ve bugün kim olduğumuza nasıl katkıda bulunduklarını öğrenmemize izin veriyor. ” diyor.

Sinai Palimpsestleri Projesi, son yıllarda yeni bir aciliyet kazanmış. Phelps ve ekibi bulgularını çevrimiçi olarak kamuoyuna açık hale getiriyorlar. Yakın zamanda gün yüzüne çıkarılmış olan kayıp dillerin daha geniş bir araştırmacı kitlesine ulaştırılmasını ve bu gizli metinlerin keşiflerinin hızlanmasını umuyorlar. Böylece dünyanın dört bir yanındaki bilim insanları bunları inceleyebiliyorlar.

aziz-katerina-manastiri-gorulesi
Aziz Katerina Manastırı

Bununla birlikte, ekibin topladığı bazı palimpsestler, manastırın inançlar için bir buluşma noktası olduğunu vurguluyor. Metinlerin çoğu, inançlar arasında bir fikir ve edebiyat alışverişi olduğunu gösteriyor.

Kaynak ve Görseller
SmithsonianmagSinai Palimpsests

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir